sürdür-ebilememek
büyüme toplumu, tüketimi alışkanlık haline getirmiş toplumlar, kapitalizmin sonucudur. fakat bunun geri plana atmak insanlara daha kolay gelir. hatta belki de yaptıkları bazı kalkınma, eko kalkınma, eko-büyüme projeleriyle '' yalancı sürdürülebilirlik'' etkisi yaratırlar. bunlar aslında insanın vicdanını rahatlatır, gelecek için çok da bir gelişim sağlamaz. üzerine çok düşünülmezse, etkisinin çok da fark edilemeyeceği mutlu hamlelerdir.
atık üretiminin sınırsızlığı, aşırılığın sınırsızlığı, üretimin ve sömürünün sınırsızlığı, moderniteyle gelenden, oluşandan, süslenenden gelir; ölçüsüzdür. pazarlar, insanlarda bulunan doğal akışa yakınlık sağlar. haftada bir veya birkaç gün pazarcılar (üretir) oraya gelir, bir gece öncesinde kurar ki bu da habercidir, ertesi gün de insanları söylemeden çağırırlar. herkes (alır) o gün pazar olduğunu bilir, eksiklerini almak için o gün içinde o bölgeye gelirler. doğal, müdahale edilmeyen, akışı devam eden bir döngü oluşur insanlar arasında. alıcı diğer haftaki pazara kadar yetecek kadar alır, tüketiminin hesabını yapar, üretici o gün bitecek şekilde üretir ve getirir, iki taraf da ziyanda…






